selam genclik, ozelden gelen ancak cevaplarinin herkese faydali olabilecegini dusundugum bazi sorulari ve cevaplari soyle ekliyorum.

*Öncelikle Python’ı öğrendikten sonra tek başına bir işe yarayacak mı ?*
Sadece Python kullanarak:
• terminal(siyah ekran)’da calisan konsol uygulamalari,
• django/flask gibi python framework’leri yardimiyla web api’lari(backend),
• pandas, numpy gibi kutuphaneler kullanarak veri analizi uygulamalari, yazilabilir. benim tavsiyem Python’i ogrendikten sonra ilgi alanina gore onu baska diller/framework’ler ile desteklemen.
*Yani html,css veya başka dillerde öğrenmem gerekir mi ?*
• web alaninda calismayacaksan bilmesen de olur. ancak web gelistirmesi yapacaksan ogrenmen lazim. gunumuzde web gelistirmesi yapmamak diye bir sey kaldimi o da bir soru isareti.
*İkinci olarak ben python kodu okumak istiyorum.Github bana çok karışık geldi ilk başta. Çözemedim açıkçası.Gerçek projeleri oluyabiliceğim bir yer mevcut mu?*
• python tutorial’lari yayinlayan kisilerin blog’larini takip edebilirsin. ancak Github/Bitbucket/Gitlab gibi alanlar disinda nereye bakarsan bak bunlarin yaninda bir damla kalirlar.
• bu isin odak noktasi bu platformlar. belli bir seviyeye gelince de stackoverflow’da yeni sorulan Python sorularini takip etmeni oneririm.
*Şimdi bir tane daha aklıma geldi python istanbul slack grubu var demiştin. Sanırım davet olmadan girilemiyor. Oraya nasıl erişebilirim.*
• su linkten davetiye alabilirsin, https://pyistanbul.herokuapp.com/

Çağatay at 09/08/2020

 

 

 

hem c, hem c# ile product cikarmis biri olarak sunu kesinlikle soyleyebilirim ki garbage collector olmayan bir dille elle tutulur bir seyler yazmak olaylara bakis acisinizi acayip degistirir. Dillerin cikis gayelerini anlamak burda bize cok yardimci olacaktir;

• C dili islemciler uzerinde hizlica scripting yapabilmek icin cikarildi. bugun diger dillere gore cok daha simple olmasinin sebebi budur. yazan kisi zaten islemci, memory(stack, heap), interruplar, context switch vs calisma mekanizmasini anlamalidir yoksa bocalayacaktir. Neden scripting dedigimi anlamak isterseniz what is undefined behavior in c diye googlea yazarsaniz anlarsiniz. C nin cikis mantiginda kullanici friendly olmak gibi bir derdi yok 🙂

• c#, kotlin, swift, dart bu diller hep productivity uzerine cikarilmis diller. Ogrenen kisi cabucak bir output uretebilsin low level detaylara takilmasin.

Burda @ahmetsafaorhan’a su konuda katiliyorum C ile baslamak zor, cesaret ister anca o sektorde bir is bulursaniz guzelce ogrenirsiniz. Fakat C (yakin gelecekte rust) bu dilleri yazarken ogreneceginiz bilgiler benim gozumde developer ile engineer arasindaki sorunun cozumune yaklasimdaki farki olusturur. Keske bu egitimi universitede verseler ama onlar da kolaya kaciyor ya da konunun ustune yeterince gitmiyor.

Ben o bilgilere C olmadan erisemez miyim diye sorarsaniz ogrenirsiniz tabi ki ama o sorun karsiniza ciktiginda siz sadece o sorunu cozmek yerine o sorunun temelini anlamak isterseniz ogrenirsiniz ama konusu o detaylar olmayan bir dilde bunlari ogrenmek icin istekli, merakli ve arastirmaci olmalisiniz.

Bugun sektorde cooook kod yazan var ve bence malesef sektorde engineerdan cok developera talep var ve sektorde artik su moda: “sorun ciktikca fixleriz”. Burdaki gelecekte cikan sorunlarin buyuk cogunlugu o arkada calisan sistemin nasil calistigini anlamamizdan ve bu anlamamanin uzerine verilen yanlis kararlardan cikiyor. Upwork’un kendi is aliminda bir yazi vardi yanlis hatirlamiyorsam kisaca “bir kere yaz tam yaz”, ya da “quality over quantity” gibi bir sey. Kisa surede bir sey uretme amaciyla hizlica girilen ve bilinmeden yapilan isler daha uzun surede bitiyor ve aslinda daha pahaliya mal oluyor. Bunun en buyuk sebebi quantitynin qualityden onemli hale gelmis olmasi.

Design, architecture > algorithm, code optimization, fast code her ne derseniz. Duzgun design yapabilmek icin konuya hakim olmaniz lazim. C yazarken daha ilk ayimda ogrendigim bir bilgiyi paylasiyim, her sorun kendi katmaninda cozulmelidir. Design katmaninda cozulmesi gereken bir sorunu kod ile cozmeye calisirsaniz senelerce ugrasirsiniz.

c++(cancer++)’a gelirsek, bana sorarsaniz bu sektorde calismayi dusunmuyorsaniz girmeyin derim benim sahsi bir garezim var 😀

Ahmet Enes Bayraktar at 04/08/2020

 

 

 

@cagatay Cok guzel yazmis bir kac sey eklemek isterim.

Bir yandan hobi olarak static typed bir dille oyun oynamani tavsiye ederim (mesela zamaninin 10% -15% ini en fazla harcayabilirsin). Neden ? Tamamen vizyonunu genisletmesi icin.

Javascript’e hakim oldugunu hissetmeye basladiginda orada yazdigin algoritmalari ya da array metodlarini bir de C’de oyun olsun diye yazmaya calisabilirsin.

C, syntax olarak javascripte cok benzer ama “low-level” bir dildir. Yani computer memory ile hasir nesir olman gereken, bir kac seviye alti artik machine code olan bir dil.

Buradaki amac data typelere alisman ve computer memory hakkinda bir genel kultur edinmen. Bu konularda rahatlamak ilerde sana cok buyuk rahatliklar verir diye dusunuyorum.

Oradaki konseptleri azicik hakim olduktan sonra. Biraz object oriented programming kulturu edinmek de guzel olacaktir. Modern C++ (>=C++17) ile minicik bir proje yapip gene oyun oynayabilirsin. C++ sart degil, tam object oriented bir dil olan JAVA ya da C# da olur mesela. Gomul demiyorum, sadece tadina bak :slightly_smiling_face:

Sonra hosuna gittiyse daha da ileri git tabi ama amacim seni erkenden Typescript’e atlatmak 🙂 Cevresinde gelen toollarla birlikte cok daha verimli ve keyifli bir JS development tecrubesi yasayabilirsin.

Ayrica Frontend frameworklerine girdiginde webpack,parcel,rollup gibi bundling toollar ile karsilasacaksin. Eger react yolundan gidersen, create-react-app diye birsey goreceksin. Ondan basta uzak durmani tavsiye ederim :slightly_smiling_face: Yok kullan tabi ama, en azindan 1 defa sacini basini yolarak bundling toolunu kendin konfigure edersen, build scriptlerini kendin yazarsan, eslint’i kendin ekleyip konfigure edersen etc. yani tam tesekkullu bir frontend projesini kendin kurmayi basarirsan. (Bizim icin bile bazen zor oluyor. ) O yolda ogrenecegin seyler ve kavrayacagin cerceve altin olacaktir.

Birazcik gelisi guzel yazdim, affola.

@onurmetin95 yilmayip calistiginda basarinin garanti oldugu bir meslek. Kolay gelsin!

Ali Somay at 03/08/2020

 

 

 

@onurmetin95
Ben Bilgi Universitesi Muzik mezunuyum. Su anda mid-level bir developer olarak bir sirkette hayatimi kazaniyorum. Bu noktaya gelmem 4 senemi aldi. Etrafimda bu alanda arkadaslarim olsaydi cok daha kisa surebilirdi. Is basvurularinin uzmani degilim ama 40 – 50 arasi basvuru yaptim yaklasaik 10 mulakata girdim su ana kadar. Turkiye ile ilgili malesef fikrim yok ama Berlin icin soyle diyrbilirim.
Basitce isine gore degisiyor. Arastirma, matematik ve elektronik agirlikli isler ya da uzman pozisyonlarinda zaman zaman master degree aramalarina ragmen, ilgili bir okuldan mezuniyet aramayan junior ve mid-level developer isleri buyuk cogunlukta. Burasi ile ilgili paylasmak istedigim ilginc birsey daha var. Mulakatlarda “coding-challenge” lar zor degil. Tamam kolay da degil ama gercekten atla deve degil. Onemli olan teknik yeterliligi kanitladiktan sonraki mulakat. En onem verilen iki sey *iletisim becerisi* ( sosyal beceriler ) ve *takim oyuncusu* olmayi bilip bilmediginiz. Bir takim ile daha once calisip calismadiginiza cok onem veriyorlar. Ben burada ise girene kadar hep yalniz calismis biri olarak bu konuda zorluk cektim. Zamanla bu kulturu de ogreniyor ve ilerliyorsunuz. Pratikte is yaparken hakli olarak en cok aranan ozellik, her gun gorecekleri ve beraber calisacaklari o kisinin,
1- Ogrenmeye acik olmasi, kendini gelistirebilecek bir kafa yapisinda olmasi
2- Iletisim becerisinin yuksek olmasi ve kendini ifade edebilmesi, guzel bir enerjisi olmasi ( gercekten ) ve calisicagi takimla uyumlu olmasi
3 – Confilct resolution konusunda hakimiyeti olmasi, tartismalar fikir ayriliklari veya problemler oldugunda bunlara nasil yaklasiyor ?
4 – Teknik olarak yeterli olmasi, orada burada eksigi olsun ne farkeder ki, zaten bu yapida biri kisa zamanda bu eksikleri tamamlayacaktir.

Birazcik cerceve cizmeye calistim.

Bir de ilgini cekebilecek bir link paylasmak isterim.

https://lambdaschool.com/

Ali Somay at 27/07/2020

 

 

 

bir sürü noktaya değen güzel sorular sormuşsun. kısa ve öz cevaplar vermeye çalışacağım kendimce. daha detaylı konuşmak istediğin noktalara göre sohbete yön verebilirsin.

• Dış etkenlerden değiştiremeyeceklerinle mücadele etmeye enerjini harcama değiştirebileceklerine odaklan.
• Ülkemizde bölüm isteği hala devam eden bir konu maalesef, burayı en güzel birebir ilişkilerle aşarsın. Başvuracağın firmalarda arkadaşların, arkadaşlarının arkadaşları kim varsa onları devreye sokarak bir teknik görüşme ayarlamaya bak orada kendini gösterirsen gerisi gelir.
• `İlgili bölümden mezun arkadaşlar alınmasın. kesinlikle biz dengiz gibi bir tutumum yok` bir okullu olarak buna kesinlikle katılmıyorum. kendini iyi yetiştirmekle alakası var gerisi hikaye. okul bir fırsat ama değerlendirene. alaylı arkadaşlar genelde daha zorlu bir yoldan geçiyorlar bu da onları bazı alanlarda çok daha dayanıklı ve güçlü yapıyor. velhasıl bu değerlendirmeleri boşver enerjini kendini bir adım ileriye taşımaya harca derim.
• Bir sürü insan bir sürü konuda boş konuşuyor bizim alan da onlardan sadece biri. Fikirleri kendi süzgecinden geçir gerisi boş. bizim alan için duyduğum bazı boş fikirler şöyle:
• klavyede iki tıkırdatıp para alıyorlar bunlar ne yapıyor ki.
• bilgisayar başında anca oyun oynasınlar zaten. (bunu söyleyenler oyun sektöründe dönen parayı görseler ağızlarının suyu akar. :slightly_smiling_face: bunu hem işin geliştirme hem de e-spor kısmı için söylüyorum)
• ve daha bir sürü zırva…
• buradaki en önemli nokta kendine karşı dürüst ol. başkası böyle düşünebilir senin fikrin ne? dinle, değerli olabilir dediğini şöyle bir tart kendi süzgecinden geçir öyle karar ver.

Çağatay at 27/07/2020

 

 

 

Merhaba tekrar,
Belki benim gibi olan vardır diye burada sizlere danışayım.

İstemek, çalışmak, azim, sürdürülebilir disiplin vs dışında bazı etkenler var elimizde olmayan. Bunlardan birisi de iş ilanlarının hemen hemen hepsinde olan “related department bachelor degree”.. 🙂 ben turizm mezunuyum tekrar lisans okuyacak zamanım yok. ve öylesine iş ilanlara baktığımda bu gelişme sürecinde beni en demoralize eden şeylerden biri bu. Amerika’daki ilanlarda geçmişten günümüze, gittikçe azalan diploma isteme olayı ülkemizde halen aranan bir özellik. İlgili bölümden mezun arkadaşlar alınmasın. kesinlikle biz dengiz gibi bir tutumum yok. Sadece bu süreçten geçen birisi olarak bir sıkıntımı bildiriyorum. Ne önerirsiniz, siz ne düşünüyorsunuz?

Bunun yanı sıra çevresel etkiler de oluyor. Mesela durup dururken “Boş yere uğraşma, kolay mi oluyo o işler, adamlar kac senedir okuyor çalışıyor..” gibi birsürü insan konuşabiliyor. Ama gerçekten isteyenlerin bu gibi durumları ne kadar takacaklarını hesaplamış olduğunu düşünüyorum.. 🙂 (dipnot: annem hala oyun oynuyorum sanıyor :D)

Onur Metin at 27/07/2020

 

 

 

selamlar,

bir kac senedir sektorun icindeyim, haliyle yola yeni baslayan arkadaslara yardimci olabilecegim noktalarda destek atmaya geldim. #0-kendinden-bahset kanalinda kendimi anlattigim icin o kismi burada atliyorum. bazi onemli gordugum durumlari listeleyerek ise baslayalim.

• INGILIZCE, bu yoksa isini gucunu birak ve kas ogren abi. nasil yaptigin onemli degil senin icin isleyen yontemi bul ve ogren. ve gramer olayini gecelim lutfen. TR’yi nasil ogrendiysen oyle dusun once konus sonra grammer. ayni kucuk bir cocuk gibi, insanlar ne zaman hangi kaliplari, deyimleri kullaniyor vs. dikkatli bir dinleyici ol.
• baskasi sizin kriteriniz olamaz ancak size fikir verir. soyle dediler ama.. kalibini yasayarak ogreneceksiniz. hem olumlu hem olumsuz ornekleri mutlaka olacaktir. ezcumle is hayatinda tek bir dogru yok tercihleriniz var.
• sartlar ne olursa olsun, herhangi bir iste fayda goruyorsaniz sansinizi zorlayin. Twitter DM’den staj gorusmesine cagrildigim da oldu, ogrenciyken askeri ucretin uzerinde calisip para kazanmaya basladigimda. tum teknik yeterlilikleriniz yaninda bu isi seviyor oldugunuzu karsiya gosterebilirseniz, kapilar aciliyor.
• dogru soru sormayi ogrenmek lazim arkadaslar. ne yapmak istiyordun, hangi yontemleri denedin, calismayanlar neden calismadi. bu sorularin cevabini vermeden sorunuzu baska birine de sormak en azindan ayip. karsinizdakinin emegini isterken sizin de bu alana deger verip emek harcadiginizi gostermeniz lazim.
• sebat. belki de en onemli gelisme kaydettirecek alan bu. her gecen gun o kadar cok yeni ortam, kutuphane, dil cikiyor ki. arasinda kaybolmak cok olasi. bunlari denemekte fayda tabiki var ancak temelde kendinizi rahat hissedeceginiz bir dil olsun onu iyice ogrenin. oyle daldan dala atlayarak gelisemezsiniz. ancak bu demek degil ki o bu yeni cikanlari indirip denemeyin. indirin calisma ortaminiza kurun deneyin. ancak biraz heveslendiniz diye tum isinizi gucunuzu birakip bunlara yonelmeyin.
• algoritmalari ogrenmek icin arac olarak kullanacaginiz bir dil secin kendinize, buradaki amac dilin ozelliklerine hakim olmak vs. degil sizin algoritma kisitlarini gorecek denemelerinizi yapacak kadar kullanabileceginiz bir arac edinmek. hangisi oldugu cok onemli degil. nacizane Python’i tavsiye ederim.
• kullanirken temelini ogrenin. mulakatlarda en cok gordugum ve gordugum anda olumsuz yanit vermemi saglayan durum bu. web uygulamasi yazan biri framework uzerinden MVC pattern’i kullanmis, ancak MVC ne diye soruyorum cevap bambaska. yahut ben X dilini biliyorum diyor, soruyorum peki kardesim bu dili diger dillerden ayiran nedir? syntax, veri tipleri vs. suru sepet olasilik var. arka plana bakmak cikis hikayelerini bilmek olayi daha cok benimsemenizi saglarken karsi tarafa da konuya olan ilginizi gosteriyor. bazi dillerin belgeseli bile var yahu daha ne olsun kullanin bu kaynaklari. https://www.youtube.com/watch?v=OrxmtDw4pVI

Çağatay at 24/07/2020

 

 

 

Yazılım gibi yapma odaklı alanlarda, teori ne kadar önemli olsa da, pratikle hep paralel şekilde ilerlemesi gerekiyor.

Kavramların içselleştirilmesi ancak kod yazarak oluyor.

:bike:

Benim çok sevdiğim bir bisiklet analojisi var, güzel bir blog yazısında denk gelmiştim. Yazar şöyle diyor:

Bisiklet sürmeyi öğreneceksiniz diyelim. Kursa gittiniz. Size bisiklet sürme şampiyonu bir hoca geldi. Ve tahtada ilk gün bisiklet sürmenin temellerini anlattı. Nasıl dengede durmanız gerektiğini, dengenin hızla kazanıldığını, ayakların pedal üzerindeki konumunu, direksiyonun nasıl birden bire çevrilmemesi gerektiğini, vücuda hafif 2-3 derecelik açılar verilerek virajlar alındığını hep anlattı.

Slaytlar bittikten sonra, bisikletini getirdi ve amfide herkesin önünde 5-10 metre bisiklet sürdü.

Siz tabi hayranlıkla izlediniz, *ne kadar kolaymış bisiklet sürmek!*

Gün bitti, günün sonuda hoca dedi ki, herkes bisikletlerini alsın bahçeye çıkıyoruz.

İlk günün hedefi dedi, şu karşı yola kadar bisiklet sürmek.

Tabi en cesurlar atlayıp asıldı pedallara, ve kan gövdeyi götürdü.

İnsanlar düştü, bisiklet sürmenin ne kadar korkunç ve anlaşılması zor olduğunu düşündüler. Derslekilerin bir kaçı bir daha asla bisiklete binmeyeceklerine yemin bile ettiler.

:bike:

İşte bilgi ile beceri öğrenme arasındaki fark da bu. Yazılım geliştirme, veya programlama, bir bilgi değil. Türkiye’nin başkentinin Ankara olduğunu öğrenmek bir bilgidir. Malazgirt Savaşının tarihi bir bilgidir.

Ama kod yazmak, yemek yapmak, bisiklet sürmek, resim yapmak bunlar beceridir.

Ve beceriler yalnızca aktif olarak öğrenilir.

Safa Orhan at 24/07/2020

 

 

 

Ben yazılıma başlamalarına yardımcı olduğum arkadaşlarımda hep benzer problemleri gözlemliyorum.

Genelde bir yerden sonra “ders bataklığı” dediğim bir tuzağa düşüyorlar.

Ders bataklığı şu demek: Sürekli farklı farklı ders materyallerinin tüketildiği, video serilerinin bitirildiği, kitapların okunduğu ama hiçbir şekilde üretken olmayan bir süreç.

Her yeni video dersten sonra öğrenilen bilgilerin yetersiz görülüp, aksiyona geçememe, ve daha fazla ders izleme, bir başka kurs bitirme, bir de falanca kitaba göz atma yoluna gidilerek pasif öğrenmeye hapsolma.

Bunun kırılması için ilk kural, ilk günden üretmeye başlamadır.

Safa Orhan at 24/07/2020

 

 

 

Yeni diller, framework’ler öğrenirken hatta matematikte veya geometride yeni bir konu öğrenirken bile karşımıza çıkan bir problem bu.

İnsan soyut bir kavramı, yöntemi veya prosedürü öğrenirken aşamalı olarak öğrenir. Eğer bu yeni konuyu teorik olarak öğrenirse veya yapan birini yalnızca izleyerek pasif bir şekilde öğrenirse, bu yalnızca işin ilk aşamasını oluşturur. Her yeni öğrendiği şeyi öğrendikten hemen sonra test etmeli ve uygulamalıdır.

Test etmek genelde teorik bilgiyi pekiştirmek içindir. Mesela bir yazılım dilinde iki string’i uç uca eklemeyi öğrendiniz. Hemen arkasından çözülen bir quiz bu bilgiyi pekiştirir. “Hello” + “World” ifadesinin sonucu ne olur diye sorar mesela quiz. Şıklarda:
• “Hello world”
• “Hello World”
• “HelloWorld” vardır.
doğru olanı seçerken teoriyi pekiştirirsiniz.

Daha sonra sizden uygulamalı bir örnek yapmanız istenir, mesela: “_3 string değişken oluşturun, değerleri şunlar şunlar olsun ve bunları şu sırayla uç uca ekleyen kodu yazın_” şeklinde ufak bir assignment verilir.

Bunu da yaptığınızda öğrendiğiniz teoriyi size verilen yönergeler doğrultusunda uygulayabildiniz demektir.

Bunun bir sonraki aşaması size verilen bir problemin çözümünün bu öğrendiğiniz string uç uca ekleme (string concatenation) olduğunu tahmin ettiren çalışmalardır.

Sizden örneğin, “kullanıcının ismini girmesini (diyelim Safa) ve sizin de o girdikten sonra ekrana Merhaba Safa! yazan bir program” yazmanız istenir.

String concat kullanmanız gerektiğini hemen akıl edersiniz çünkü bir iki ders önce gördünüz hala bilgi taze.

Bunu da yaptıktan sonraki aşama, problem benzerliği kurma ve tekrardır.

Dersin ileriki aşamalarında farklı konular anlatılıyorken sizden istenen ödev ve çalışmalar içerisinde yine sizi string concat yapmaya iten kısımlar bulunur.

Bunu o kadar tekrarlarsınız ki, artık beyniniz benzer bir problem gördüğünde onun çözümünü otomatik elinde bulundurmaktadır.

İşte, “*kodu anlıyorum, temel yapıları biliyorum, fakat istediğim şeyi koda dökemiyorum*” demek, konuların öğrenilmesi ilk aşamalarda bırakılmış demektir.

Bu çok normal çünkü internetteki bir çok kodlama eğitimi, yazılımcılar tarafından, bu anlattıklarım hiç düşünülmeden veriliyor. Herhangi bir youtube serisinden bu içeriği çabucak tükettiğiniz zaman, siz sadece yapılan işi anlamayı öğreniyorsunuz.

Bir şeyi bilmek ile o şeyi yapabilmek arasında bir çok mental aşama var ve bunların teker teker aşılması gerekiyor.

Zihninizin bu aşamaya gelmesi için defalarca farklı problemlerin nasıl yapılar kullanılarak çözüldüğünü, nasıl koda dönüştürüldüğünü görmesi ve hatta defalarca bunlar üzerine aktif öğrenme yapması (yani deneyerek, farklı farklı egzersizler yaparak, mesai harcaması) gerekiyor.

Bu anlattıklarım dediğim gibi yalnızca kodlama öğrenirken değil, herhangi bir yeni beceri elde ederken geçerli. Video kurgulamak, counter strike’da competitive maç yapmak, mobil arayüzler tasarlamak veya aklınıza gelen başka bir şey :slightly_smiling_face:

Safa Orhan at 23/07/2020

 

 

 

Selamlar @tahaberksenvardar,

Çok güzel sorular sormuşsun, amaca yönelik olmuş. Ben kendi gözlem ve tecrübelerim ölçüsünde cevaplamak isterim.

1. Yaşın önemi şu şekilde var. İnsanın yaşı arttıkça genelde bunun paralelinde sorumlulukları artıyor ve yeni bir şey öğrenmek için ayırabileceği zaman ve enerji azalıyor. Eğer yeni bir alana geçmek için gerekli enerjiyi kendinde görüyorsan ve hayatını yeni bir düzene geçirmek senin için mümkünse, bence 27 yaş hiç geç değil. 40larında 50lerinde bile kariyer değiştirip yazılım öğrenen insanlar var. Hemen bir örnek: 30 yaşında tesisatçı olarak çalışan biri 2 senede web developer oluyor: https://www.freecodecamp.org/news/how-i-transformed-from-a-30-year-old-plumber-into-a-32-year-old-web-developer-c0cfda7dc23a/
2. Yazılım ile yapabileceğin şeyler çok çeşitli. Ve bir çok alanda dört işlem ve soyut düşünme dışında matematiğe gerek duyulmuyor. Computer Science bilimi iyi derecede matematik bilgisi gerektiren bir bilim. Fakat yazılım geliştiricilik yapmak ve iyi işler çıkarmak için computer science’ta veya matematikte çok iyi olmana gerek yok. Hatta matematiği hiç sevmene bile gerek yok. Bilgisayarı ve teknolojiyi sevmen genelde yeterli oluyor öğrenmek için.
3. Günde 3 saat harika bir zaman! Benim şimdiye kadar mesleğin içine girmesi için teşvik ettiğim insanlar haftada 10 saat bile bulmak zorlanıyorlardı. Bununla ilgili zamanında çok araştırma yaptım. Ve kabaca şöyle bir sonuca ulaştım: Haftada 10 saat ile yazılım öğrenmek mümkün. Haftada 20 saatini ayırdığında ise 1 sene sonunda büyük ihtimalle bir staj veya junior developer pozisyonlarında tam zamanlı işe girmen kuvvetle muhtemel. :tada: Kaynak: Udacity
4. Başlangıç seviyesinde yapılması gerekenler kısaca cevaplanabilecek şeyler değil. Ama eğer tek bir şeyden bahsetmemiz gerekseydi bu “dedication” olurdu. Yani yazılım öğrenmeye vaktinin kayda değer bir bölümünü bu senin için yepyeni olan kavramları öğrenmek için tahsis edebilme, başarısız olmana rağmen her seferinde devam edebilecek azmi gösterebilme becerisi.
Eğer birebir görüşmek istersen sorularını daha detaylı cevaplayabilirim, hem de yapmak istediklerini ve hedeflerini öğrenip daha detaylı bir planlama ile seni destekleyebilirim. Şuradan ücretsiz olarak 30 dakikalık bir slot seçebilirsin: https://calendly.com/safaorhan/mentorship

Safa Orhan at 23/07/2020

 

 

 

Leave a Reply